Lizbon’da Nasıl Ev Bulduk?

Written by:

Bilmediğin bir ülkede, yeni bir hayat kurmak elbette ki kolay değil. Avrupa’daki konut krizinde Berlin ve Amsterdam başı çekerken, Lizbon da bu sorundan payına düşeni alıyor-muş. Bu gerçeği, daha gelmeden hissetmeye başlamıştık ama uzun vadede oturacağımız evi ararken sorunun büyüklüğü çok daha netleşti. İlk olarak vizeye başvuru için gereken kısa/orta vadeli evi nasıl bulduğumuzu, sonrasında konut krizinin nedenleriyle birlikte bizim evimizi bulma hikayemizi paylaşacağım. 🙂 


Kısa veya Orta Vadeli Ev

Aklımıza gelen ilk seçenek airbnb oldu çünkü aylık konaklamalarda ev sahipleri genelde indirim uyguluyorlar. Ancak fiyatları gördükten sonra buradan aylık veya daha uzun süreli kiralamanın bütçemiz açısından pek de mümkün olmadığını gördük çünkü fiyatlar normalin çok üzerinde. Örneğin; aynı konumda, aynı büyüklükte bir evi başka site üzerinden €1500’e bulabiliyorken, airbnb’de bu fiyat €2500 üzerine çıkıyor.

İkinci seçenek olarak, Portekiz ve İspanya’daki en yaygın emlak sitelerinden biri olan idealista’da şansımızı denemek istedik. Burada fiyatlar çok daha makul, seçenek çok daha fazlaydı. Fakat seçenekler çoğunlukla uzun vadeli ev kiralamaya uygundu. Henüz Lizbon’u hiç görmemişken, nerede yaşamak istediğimiz konusunda bir fikrimiz yokken böyle bir kararı uzaktan vermek istemedik. Aralarından birkaç tane aylık kiralama seçeneği olanlara mesaj gönderdik ama hiç yanıt alamadık 🙂 

Daha sonra Spotahome ve Uniplaces seçeneklerini keşfettik. Bu siteler üzerinden sanırım en uzun 1 yıla kadar olacak şekilde, orta vadeli ev kiralayabilmek mümkün. Hedef kitleleri de çoğunlukla öğrenciler ve digital nomadler. 6 aylık bir yer aradığımız için bize en uygun seçenekler buradaydı. Önce Lizbon’un hangi bölgesinde yaşamak isteriz diye inceledik, sonra bu sitelerden seçeneklerimize baktık. Kendimize yaklaşık 5-10 seçenek bulduk ve sonra biraz daha düşünelim dedik 🙂 Buradan sonra ne olduğunu tahmin edebiliyorsunuz sanırım. 1 hafta sonrasında o evlerin hiçbiri kalmadığı gibi, filtrelerimizden geçmediği için elediğimiz evlerin de bir çoğu tutulmuştu. Geriye kalan seçenekler ya çok pahalıydı ya da hiç düşünmediğimiz bölgelerdeydi. Biz de şehir merkezine yakın olacak ama bütçemize de uyacak seçenekleri tekrar filtreleyince sonuç olarak o düşünmediğimiz bölgelerin birinden 6 aylık ev kiraladık.

Bu arada Lizbon’da hangi bölge bize daha uygun diye araştırırken hoodpicker’dan epey yararlandık. Hem merkezi olsun, hem sessiz bir bölge olsun ya da aileye uygun olsun gibi çok güzel filtreleri var. Ayrıca mahallelerin detaylarına girdiğinizde bölgede bulunan ulaşım seçenekleri, ne kadar yeşil alan olduğu gibi ve daha birçok bilgiye de ulaşabiliyorsunuz. 

Uzun Dönem Ev

Bu kısma başlamadan önce söylemek istediğim iki şey var; ilki, uzun dönem dediğimiz aslında bildiğimiz kontrat yaparak bir evi kiralamak. 1 yıldan kısa süreli bir yer arıyorsanız mid-term, 1 yıldan uzun süre olanlara da long-term contract diyorlar. İkincisi ise tüm vize başvurusu, dil bariyeri, yeni sosyal çevre edinmek vs. gibi yabancı bir ülkeye taşınırken ilk 6 ayda yaşanan bütün süreçler arasında bizi en çok zorlayan madde bu oldu 🙂 

Haziran ayının sonunda Lizbon’a geldik ve kasım sonuna kadar spotahome’dan bir daire kiralamıştık. Ekim ortasında ise oturum kartımız için göç idaresi(SEF) randevumuz vardı ve uzun dönem kira kontratı bu randevuda istenen belgeler arasındaydı. Bunun üzerine bir de spotahome’dan tuttuğumuz daireyi ve bölgeyi beğenmedik, çünkü giriş kattaydık ve bi’nevi dışarıda yaşıyor ama 35 metrekarelik bir alana evden çalışan iki kişi olarak sığmaya çalışıyor gibi hissediyorduk. Hal böyle olunca daha üçüncü haftamızda(temmuz ayının ortalarında) yeniden idealista’da arayışlarımıza başladık. Fakat yaz sezonu olması nedeniyle kalabalık yüzünden talep yüksek, ev sayısı az, kiralar da normalin üzerinde olunca herkes en azından sonbaharı beklememizi önerdi.

Peki biz ne yaptık? Dayanamadık tabi ki. Nedenini hemen açıklıyorum; Lizbon’daki binaların bir çoğu eski, yerler parke, yalıtım konusunda ise çok yetersizler. İnsanlar da gürültülü ve çoğunlukla evde ayakkabıyla geziyorsa üst kattaki her yürüdüğünde sürekli çekiçle iş yapılıyor gibi, yatak odasının duvarı yan komşunun salonuyla ortak duvar ise gece 3’te komşunuz televizyon izlerken sanki sizin odanızda televizyon açık gibi oluyor. Tabi ki bunlar ev ararkenki filtrelerimize eklendi haliyle. 

Ağustos ayı olduğunda; istediğimiz bölgelerde, eşyalı, bütçemize uygun, en üst katta olan tüm yeni ev ilanları için mesaj göndermeye başladık idealista’dan. 4 farklı bölge için alarm kurmuştum, her yeni ilanda bildirim geliyor, beğendiysek direkt mesaj atıyordum. 1 haftanın sonunda hiç bir mesajıma yanıt gelmediği gibi beğendiğimiz evlerin ilanları da 2 gün içinde kaldırılıyordu. Daha sonra çok sayıda mesaj geldiği için emlakçıların idealista mesajlarına çoğunlukla bakamadığını, direkt aramamız gerektiğini öğrendik (introvert irmik ağlıyor) Artık en azından emlakçıyla iletişime geçebiliyorduk. İlk olarak, evleri görmek için sizin uygun olduğunuz bir zaman değil, emlakçının belirlemiş olduğu tarih ve saatte, herkesle birlikte görebileceğinizi öğrendik. Ancak bu kısım sadece başlangıç.

Günler içerisinde filtrelerimizi azaltmaya ya da değiştirmeye başladık. Önce bütçemizi artırdık, daha sonra eşyalı ev filtresini kaldırdık ve son olarak sadece en üst kat aramaktan vazgeçtik. Sonrasında birkaç tane de olsa makul seçenekler çıkmaya başladı. İlk görmeye gittiğimiz evi aynı anda 12 kişi geziyordu sanırım. Bir yandan evi inceliyor, bir yandan da soru sormak için emlakçıyı boş yakalamaya çalışıyoruz. Evin şekli düzgün, yeri iyi, kirası iyi ama eşyasızdı. Çok naif bir şekilde apartmanın dışında bekleyip, teklif versek mi vermesek mi diye düşünüyoruz. Heyecanla teklif mailini yazdık, 2 yıl kontrat istediğimizi belirttik ve gönderdik. Sonraki birkaç gün evin bulunduğu bölgeye gidip gürültü var mı anlamaya çalışıyoruz, neredeyse eminiz çünkü daireyi bize vereceklerinden:) 5 gün oldu hala ses yok. 6. gün cevap geldi. Güvenilirlik sağlayabilmek için banka hesap dökümlerimizi, iş kontratlarımızı, ve maaş dekontlarımızı istiyorlar. Başta emin olamadık ama sonra öğrendik ki baya standart bir durummuş bu, gönderdik. Bir daha da o emlakçıdan asla haber alamadık 🙂

Teklif verdiğimiz tüm evleri tek tek anlatmayacağım, buradan sonrasını hızlıca özet geçiyorum. İlerleyen günlerde önce eğer teklif verenler arasında Portekizli varsa yabancıların çoğunlukla elendiğini öğrendik. Sonra 3-4 gün içerisinde dönüş gelmiyorsa o evden umudu kesmek gerektiğini. Son ve en önemlisi ise evlerin aslında açık artırma usulünde kiralandığını öğrendik. İlanda yazan kiranın hiç bir önemi yoktu aslında, bu minimum rakammış. Daha yüksek teklif veren olursa ev o kişinin oluyor. Kirayı 12 aylık toplu ödemeyi önermek de oldukça yaygın bir seçenekmiş. Özetle ev sahibine en çok parayı ödeyen kişi kimse çoğunlukla evi o alıyor. 

Tüm bunları öğrendik, teklif veriyoruz, mail atıyoruz ama eylül olduğunda hala hiç bir ilerleme kaydedemedik. Tek başımıza yapamayacağız bu işi sanırım diyerek, emlakçıyla görüştük. Emlakçıyla da süreç şöyle işliyor; siz kriterlerinizi söylüyorsunuz, o idealista’dan veya kendi emlak şirketindeki mevcut ilanlardan buna uygun olanları paylaşıyor. Beğendiklerinizi söylüyorsunuz ve o sizin adınıza iletişime geçiyor, tabi başarabilirse. Bu arada emlakçı teklif göndermeye hazır olmamız için bizden bazı belgeler istedi ve bunların içerisinde kendimizi tanıtan, fotoğrafımızı içeren bir cover letter da vardı. Şaka değil, bunu hazırlayabilmemiz için bir örnek bile gönderdi:)

Eylül ortası olduğunda çevremizdeki herkesle ev aradığımızı paylaşmış, daha önce çalıştıkları emlakçıların bir kısmıyla iletişime geçmiş bir yandan da kendimiz internet üstünden arayışa devam ediyorduk. Bir gün yine İdealista’dan bir ev için yeni ilan bildirimi geldiği gibi mesaj attım, yarım saat içinde cevap geldi ve 3 saat sonrasına evi görmemiz için çağrıldık. Evin konumu iyi, kirası idare eder, eşyasız, mutfağı eski ve en üst katta değil. Teklif versek mi? Vereceksek hemen göndermeliyiz ama ya daha iyi seçenek çıkarsa? Ama haftalardır arıyoruz çıkmıyor işte, gönderelim teklif o zaman. Nerede şu cover letter? Aynı gün içerisinde 4 aylık toplu kira, 2 aylık depozito, 4 yıllık kontrat teklifi, hesap dökümleri, cover letter topluca gönderdik. Şu anda o evde oturuyoruz ve yavaş yavaş eşyalarımızı tamamlamaya çalışıyoruz. İşte bizim ev bulma hikayemiz böyle 🙂

Özetle: Eğer bütçeyle ilgili bir sınırınız varsa kriterlerinizi mümkün olduğunca az tutmak, eylül-mayıs arasında ev aramak, idealista’dan sürekli yeni ilanları takip etmek, 3 yıl ve üzeri süreli kontrat önermek(ev sahibinin ödediği vergi oranı azalıyormuş), toplu kira teklifi mümkünse yapmak(ancak dolandırılmamak adına dikkatli olmakta fayda var, sözleşmeyi iki taraf da imzalamadan para göndermemek gibi), ödemeyi yapabileceğinize dair güven verebilecek tüm dökümanlarınızı paylaşmak ve bolca sabır gerekiyor. En azından bizim deneyimimizden çıkarımlarımız bunlar.

Not: Facebook’ta çok daha uygun fiyatlı ev ilanları görmeniz muhtemel bu süreçte, insanı epey şüpheye düşürebiliyor. Ancak çok fazla dolandırıcı olduğunu duyduğumuz için biz en başta elemiştik bu seçeneği, bu nedenle hiç bahsetmedim. 

* Instagram’da paylaşmıştım ancak ilgili olduğu için bu yazının sonuna da ekliyorum. Lizbon’da hangi bölgelerde ev bakmalı, hangi bölgeler tercih edilmeli? 🏠Bizim idealista’dan alarm kurduğumuz bölgeler;

  • Santo antonio, Estrela, Saldanha, Santos: Şehirdeki en büyük parklara yakın. Lizbon’un bir çok yerine göre daha az yokuşlu. Merkezi olduğu için yürüyerek çoğu yere ulaşabilmek adına bizim öncelikli seçimlerimiz bu bölgelerdi.
  • Graça: Güzel kafe ve restoranların olduğu, kiraların ilk üç bölgeye oranla bir tık daha az olduğu ancak evlerin biraz daha eski, sokakların dar ve yokuşlu olduğu bir bölge
  • Benfica: Evin daha yeni veya büyük olması benim için önemli diyorsanız, diğer bölgelere oranla aynı kiraya burada bu özelliklere ev bulabilmek daha mümkün. Merkezden biraz uzak ancak aracınız varsa veya yarım saatlik toplu taşıma sorun değil derseniz tercih edilebilir.

“Lizbon’da Nasıl Ev Bulduk?” için 3 cevap

  1. Görkem Avatar
    Görkem

    Merhaba sizin ile iletişim kurabilir miyim?

    Beğen

    1. irmiktenblog Avatar
      irmiktenblog

      Tabi ki, instagramda irmikten kullanıcı adıyla bulabilirsiniz ya da irmikten@gmail.com adresine mail gönderebilirsiniz

      Beğen

      1. Görkem Avatar
        Görkem

        Selam size yazdım lütfen bana geri dönüş yapar mısınız

        Beğen

Görkem için bir cevap yazın Cevabı iptal et