Gezmeyi ve arabayla uzun yolculukları seven bir çift olarak, havaların ısınmasıyla birlikte ritüelimiz güneye doğru yola çıkmak. Daha öncesinde, Çanakkale’den başlayıp Kaş’a uzanan bu yolculuklarımız, genellikle koşullara ve ruh halimize bağlı olarak şekilleniyor. Sıklıkla İzmir’de yakın arkadaşlarımızla vakit geçirdikten sonra, her yıl aynı yerde kaldığımız için sahiplenip ‘yazlık’ demeye başladığımız Kaş’taki rahat Airbnb evimize yol alıyoruz. Evet, şu anda bu güzel anılar geçmiş zamanda kaldı ama önümüzdeki yıllarda bu yolculukları tekrar edeceğimize şüphem yok.
Bir yıl önce, Haziran ayında Lizbon’a taşınmamızla birlikte, Akdeniz odaklı bize benzer hisleri yaşatacak bir yolculuğun hayalini kurmaya başladık. Bu seferki rotamız daha uzun, daha geniş ve birden fazla ülkeyi kapsayacak şekilde olmasını istiyorduk. Hatta daha öncesinden tecrübemiz olsaydı, bu turu karavanla yapmak istiyorduk. O da artık önümüzdeki yıllara:)
Planlama(ma)
Genel olarak seyahatlerimizi planlarken, ulaşım ve konaklama detaylarını aylar öncesinden çözüp, detaylı planlamamızı(nereleri gezeceğiz, restoran rezervasyonları, müzeler için bilet alımları vb.) seyahate az bir süre kala tamamlıyoruz. Ancak bu yolculuk, mevcut yöntemlerimizin dışında gelişti ve ilerledi:)
İlk adım olarak tarihleri belirledik; ne zaman yola çıkacağız ve ne kadar süreyle gezeceğiz. Sonra, bu yolculuğa ayırabileceğimiz maksimum bütçeyi belirledik, bu sayede finansal sınırlarımızı netleştirebildik. Bütçemize ve tarihlerimize uygun bir araba kiraladık. Rota belirlerken, görmek istediğimiz yerleri ve ne kadar mesafeyi alabileceğimizi dikkate aldık. Bu sayede; gezip görmek istediklerimizle, gerçekleştirilebilir bir yolculuk arasında denge kurmaya çalıştık.
Rotaya Karar Verdik!
Kendi aramızdaki pazarlıkların yanı sıra ChatGPT’yle yaptığımız optimizasyonlar sonucunda rotamız şöyle şekillendi: Lizbon, Sevilla, Valencia, Costa Brava, Güney Fransa, Barcelona, Alicante, Cadiz ve nihayetinde eve, Lizbon’a geri dönüş. Ancak, bu yolculuğu bizim için sıradan bir gezi olmaktan çıkaran, esnekliğe verdiğimiz önemdi. Rotamız ve hedefler belirlenmiş olsa da, keyif aldığımız sürece devam etmeye karar verdik.
Eğer rotayı tamamlamak istemezsek veya bir şehirde daha fazla zaman geçirmek istersek, planı rahatça değiştirebilecek esnekliğe sahip olmak istedik. Bu yüzden, Sevilla’da kalacağımız ilk iki gece için ayırttığımız Airbnb dışında, hiçbir konaklama veya gezilecek yerler planlaması yapmadık. Valencia’dayken Fransa’ya kadar gitmekten vazgeçip, rotayı değiştirmeyi düşündük. Fransa’da, hazır İtalya sınırına kadar gelmişken, Portofino’ya mı geçsek dedik. Fransız Riviera’sında çok güzel 3 günlük plan yapıp, son gün yağmur yüzünden hiç bir yeri göremeden dönüşe geçtik.
Sonuç olarak; oldukça keyifli ama yorucu ve birbirinden farklı 14 gün, 5000 km’lik bir rota ve 3 ayrı ülke… Bu gezinin bize, hem yaşam şeklimiz, hem de seyahat etme şeklimiz hakkında pek çok ders verdi. Evet, önceden planlama yapmanın önemini biliyorduk; ancak aynı zamanda esnek olmanın ve seçeneğinin olmasının daha keyifli olabileceğini fark ettik:)
Önümüzdeki günlerde gezdiğimiz her bir şehrin detaylarını ve fotoğrafları paylaşmayı planlıyorum. Ancak, yazıyı bitirmeden önce Avrupa’da araba kiralama ve ülke değiştirmeyle ilgili gerekli olabileceğini düşündüğüm ipuçlarını aşağıda paylaşıyorum.
Avrupa’da araba kiralama & ülke değiştirme
Biz kiralamayı seyahate çıkmadan 2 ay öncesinde rentalcars.com üzerinden Hertz’den yaptık. Eğer buradan kiralamayı tercih ederseniz, rezervasyon sırasında sigorta yaptırdığınızda bu site tarafından yapılan bir sigorta oluyor. Yani arabayı almaya gittiğiniz gün, kiralama yaptığınız firma tekrar sigorta yaptırmak ister misiniz diye sorarsa sebebi bu:) Eğer sigortayı rentalcars’tan yaparsanız, çok daha uygun fiyata oluyor ancak acil bir destek gerektiğinde kendiniz çözmeniz gerekiyor ve sonrasında sigortadan ödeme alıyorsunuz. Eğer kiralama şirketinden sigorta yaptırırsanız ve özellikle Hertz gibi her yerde şubesi olan bir firma ise, sigorta ücreti daha yüksek çıkıyor ancak acil bir durumda yardıma ulaşabiliyorsunuz.
Avrupa’da araba kiralarken yeniyse Türkiye ehliyetinizi kullanabiliyorsunuz (Portekiz ve Türkiye’nin anlaşması olduğu için biz de hala değiştirmedik)
Eğer uzun yola çıkmayı planlıyorsanız, kiralamayı yaparken kilometre sınırına mutlaka dikkat edin. Buna ek olarak, hangi ülkelere gidebileceğinizi de kontrol etmelisiniz. Son olarak, arabayı teslim alırken, kiralama firmasına hangi ülkelere gideceğinize dair bilgi vermeniz gerekiyor. Bizim durumumuzda, Portekiz’den İspanya ve Fransa’ya geçeceğimizi söyledik, bunun için ekstra 25 euro ödedik. Eğer firmaya bunu bildirmezseniz ve otopark/hız sınırı cezası vb. bir durum olursa, o cezanın üzerine ekstra bir de ülke değiştireceğinizi bildirmediğiniz için ceza yiyorsunuz:)
Otoyollar & Ödeme
Portekiz içerisinde ücretli yolları kullandığınız takdirde ödemeyi gişelerden kartla veya nakit olarak yapabiliyorsunuz. Navigasyon olarak Waze tercih edebilirsiniz, rotanızda ücretli yollara ortalama ne kadar ödeme yapacağınız bilgisini de gösteriyor.
İspanya için ise gitmeden önce bir fikrimiz yoktu ancak otoyolların neredeyse tamamı ücretsiz, neredeyse diyorum çünkü dönüş yolunda kısa da olsa ücretli bir yola denk geldik:) Ancak, yolların da yer yer biraz bozuk olduğunu belirtmek istedim.
Fransa içinse yine Portekiz’de olduğu gibi ödemeyi gişeden kartla yapabiliyorsunuz. Kartınızı kabul etmezse başka kart deneyebilirsiniz, bir sonraki gişede ilk denediğiniz kartı da kabul edebilir. Tam olarak neye göre değerlendirdiğini biz de anlamadık:)
Otoparklar
Arabayla yolculuk yaparken, Avrupa’daki en can sıkıcı konulardan biri otopark mevzusu. İstediğiniz yere park edemiyorsunuz, otopark olan ama sizin park edemeyeceğiniz yerleri ayırt edemeyebiliyorsunuz ve cezaları da genellikle yüksek.
Bu nedenle eğer bildiğiniz bir bölgede değilseniz, özel kapalı otopark veya otoparkı olan bir konaklama yeri tercih edebilirsiniz. Günlük fiyatları ortalama 10-20 euro arasında değişiyor. Ekstra not olarak, rezervasyon yaptığınız otelin otoparkı olsa dahi, yer olduğundan ve ücretinden emin olmalısınız. İspanya ve Fransa’da baktığımız neredeyse tüm oteller, otopark için ekstra günlük ücret alıyor ve sınırlı kapasitesi oluyor.
Bu ve gelecekteki yolculukların daha detaylı fotoğraf ve videolarını görmek isterseniz Instagram’dan takip edebilirsiniz: @irmikten




Yorum bırakın